İbn Haldun’un Mukaddime’si: Tarih Yazımında Metodoloji Devrimi

İbn Haldun'un Mukaddime'si: Tarih Yazımında Metodoloji Devrimi

1377’de Tunus’ta kaleme alınan Mukaddime’nin ilk sayfaları, tarih yazımında o güne kadar görülmemiş bir iddiayla açılır: Tarihin yanlışlarla dolu olduğunu, bu yanlışların asıl nedeninin ise olayları körü körüne aktarmak olduğunu ileri sürer. İbn Haldun’a göre tarihçinin görevi vakaları kaydetmek değil, onların ardındaki örüntüleri kavramaktır. Bu tutum, 14. yüzyıl İslam dünyasında gerçek anlamda tuhaf bir çıkıştı. … Devamını oku

Hulefâ-yi Râşidîn Döneminde Fetih Süreci ve İdari Yönetim

Hulefâ-yi Râşidîn Döneminde Fetih Süreci ve İdari Yönetim

Hz. Ebu Bekir halife seçildiğinde hazine neredeyse boştu, bazı kabileler zekâtı reddediyordu ve Bizans ile Sâsânî imparatorlukları hâlâ dünyanın bilinen en güçlü devletleriydi. On yıl sonra, Hz. Ömer’in hilafetinin sonunda, bugünkü Mısır, İrak, Suriye ve İran’ın büyük bölümü bu iki imparatorluktan koparılmıştı. Bu kadar hızlı bir dönüşüm sadece askeri üstünlükle açıklanamaz — arkasında oldukça özgün … Devamını oku

Kerbelâ Vakası: İslam Tarihinde Derin Bir Kırılma

İslam tarihinin sayfaları arasında, inançları, liderlik mücadelelerini ve insanlık dramlarını barındıran birçok olay bulunur. Ancak hiçbiri, Kerbelâ Vakası kadar derin bir yara açmamış, nesiller boyunca sürecek bir ayrılığın ve yasın fitilini ateşlememiştir. Bu olay, sadece bir çatışmadan ibaret olmayıp, Müslüman toplumunun gelecekteki siyasi ve dini kimliğini şekillendiren, vicdanlarda onulmaz izler bırakan, bir adalet arayışının ve … Devamını oku

Akademik İslam Tarihi Yazımında Atıf ve Kaynak Gösterme

İslam tarihi, bin yılı aşkın bir geçmişe yayılan, farklı coğrafyalarda yeşermiş medeniyetlerin, düşünce akımlarının ve sayısız şahsiyetin izlerini taşıyan devasa bir ilim deryasıdır. Bu zengin mirası akademik bir disiplin içinde ele alırken, geçmişle kurduğumuz bağı sağlamlaştıran ve geleceğe taşıyan en önemli köprülerden biri, şüphesiz ki atıf ve kaynak gösterme prensipleridir. Bu prensipler, sadece bilimsel dürüstlüğün … Devamını oku

İslam Dünyasında Kadın Hareketleri ve Tarihsel Gelişimi

İslam dünyasında kadınların rolü ve toplumdaki yeri, yüzyıllardır süregelen dinamik tartışmaların ve dönüşümlerin odağında yer alıyor. Batı medyasında sıklıkla tek boyutlu bir anlatımla ele alınsa da, bu geniş coğrafyada kadınlar, kendi hakları ve gelecekleri için mücadele eden, aktif ve güçlü birer aktör olagelmişlerdir. Bu makale, İslam dünyasındaki kadın hareketlerinin karmaşık ve zengin tarihini aydınlatarak, bu … Devamını oku

2026 Vizyonu: Dijital Teoloji Ve İslam Tarihi Çalışmaları

Dijital çağın baş döndürücü hızı, hayatımızın her alanını kökten dönüştürürken, geleneksel disiplinler de bu dönüşümden nasibini alıyor. İnanç sistemlerini ve kültürel mirasımızı anlamaya adanmış teoloji ve tarih çalışmaları, şimdiye dek hiç olmadığı kadar teknolojiyle iç içe geçiyor. Bu makale, 2026 vizyonuyla dijital teolojinin ve İslam tarihi çalışmalarının nasıl birleştiğini, bu birleşimin getirdiği fırsatları ve geleceği … Devamını oku

İslam Tarihi Çalışmalarında Nümismatik (Para) Bilimi

Elinizdeki küçücük bir madeni paranın, bin yılı aşkın bir geçmişe ışık tutan, sessiz ama bir o kadar da gür sesli bir tanık olabileceğini hiç düşündünüz mü? İslam tarihinin derinliklerine dalarken, yazılı kaynakların bazen yetersiz kaldığı, bazen de taraflı olabildiği anlarda, nümismatik adı verilen bu özel bilim dalı, bize bambaşka bir pencere açar. Eski paralar, sadece … Devamını oku

Batı’nın İslam Algısı: Oryantalizm Ve İslam Tarihi

Uzun ve karmaşık bir tarihin, kültürel alışverişlerin ve bazen de çatışmaların şekillendirdiği Batı ve İslam dünyası arasındaki ilişki, günümüzde bile derin izler taşıyor. Özellikle Batı’nın İslam’ı ve İslam tarihini algılama biçimi, yüzyıllar boyunca süregelen bir dizi ön yargı, merak ve iktidar ilişkileriyle örülmüş, bu da Oryantalizm adı verilen bir disiplinin doğuşuna zemin hazırlamıştır. Bu makalede, … Devamını oku